9 Nisan 2008 Çarşamba

İPSALA ( EDİRNE ) TAŞKIN OVASI ÇORAK TOPRAKLARI

İPSALA ( EDİRNE ) TAŞKIN OVASI ÇORAK TOPRAKLARI

Cemil CANGİR Atila GİRGİN Hüseyin EKİNCİ

ÖZET

İpsala Taşkın ovası, çevresinde bulunan Oligosen ve Pliosen çökeltilerin bulunduğu platoların arasında oluşan tektonizma sonucunda geniş bir tabana sahip olan yatak içinde, Miyosen’deki transgresyon depoları ve Meriç Nehrinin getirdiği aluvyon çökellerden kuruludur. Ova toprakları: Meriç nehrinin eski menderes yataklarında, kil tıkaçlarında ve flüviyal sekiler ile çevresinde yer alan yer alan değişik tekstürden kurulu Pliosen ve Oligosen çökellerin aşağıya taşınan materyalleri üzerinde bulunmaktadır. Bu nedenle topraklar bir örnek yapı göstermemektedir. İpsala’nın güneyinden, Gala Gölüne kadar uzanan ve yazın büyük bir kısmı kuruyan Sığırcı, Pamuklu ve Katrancı Gölleri ile Talmata Ovasının uzantısınıda içine alan Ova alanı yaklaşık 150.000 da’dır.

Ovanın kuzeyinde tuzsuz ve az tuzlu topraklar yer alırken; güneye doğru tuzluluk oranları farklılaşma göstererek artmakta ve genellikle toprak tekstürüde ağırlaşmaktadır. Ayrıca yörede yüksek tabansuyu ve dolayısıyla drenaj sorunuda yer almaktadır. Bölgede buğday-ayçiçeği tarımının yanında tuzluluk oranı yüksek yerlerde yaygın olarak çeltik tarımı yapılmaktadır, yörenin çoraklık ve drenaj sorununa kesin çözüm arayabilmek için, Ovanın ayrıntılı toprak haritasının yapılması gerekmektedir. Hisarlı dağı ve Kuzeyinde yer alan Gala, Pamuklu ve Katrancı Gölleri çevresi, av turizmi açısından da değerlendirilecek boyutta, Milli Park olarak düşünülmelidir.

GİRİŞ

11 Ağustos 1985 günü Hürriyet gazetesi ve o tarihlerdeki büyük tirajlı gazetelerin çoğu “Çeltik Faciası” ve “Pirinç Alarmı” gibi haber başlıkları kullanıyor ve susuz kalan İpsala Ovasındaki kuruyan çeltik tavalarının haberini veriyorlardı. Sonuçta kamu oyunun dikkatini bu yöreye çekmeyi başarıyorlardı.

Edirne ili sınırları içinde 13.800 ha çeltik ekim alanı mevcuttur. Bu alan, iller itibariyle Türkiyedeki en geniş ekim alanını oluşturmaktadır (5). İpsala ovasının, özellikle tuzlu ve drenaj sorunu olan bölgesinde çeltik ekimi yapılmaktadır. Çorak topraklar yarı arid ve arid iklim kuşağındaki bölgelerde yaygındır. Çoğu zamanda çoraklık, ana materyale, sulama suyunun kalitesine ve yüksek taban suyundaki tuz hareketlerine bağlı kalarak oluşur. Bu tip topraklarda ürün cinsi ve verimi sınırlı kalırken; sorunun boyutuna bağlı kalarak bir çok kültür bitkiside yetişemez.

İpsala Taşkın Ovası, Kuzey batısındaki Rodop Masifi ile Güney doğusundaki Gölcük Masifi arasında Oligosen fliş’in kıvrımlaşması sonucu ortaya çıkan geniş bir çanak içinde yer alır. Miyosende ise transgresyon kuzeyindeki Ergene Havzasına doğru etken olmuş ve bu dönemde Volkanizma faaliyetleri yer alırken, aynı zamanda tektonik faz tekrar kendini göstermiştir. Tektonizma, kuaternere kadar sürmüş ve bu zaman boyunca, Yüksek araziler deformasyona uğramıştır. Meriç nehri, menderes çizerek oluşturduğu bugünkü yatağını en az dört ayrı evrede oluşturmuştur ( 2 ).

Bölgede ayrıcalığı olan iki ayrı fizyografya mevcuttur. Bunların birincisi doğuda ve güney doğuda yer alan Pliosen ve Oligosen çökellerde nisbeten düz bir yapı gösteren platolar ile güneyde yer alan Andezit ve tüflerinden kurulu , dalgalı görünüme sahip Hisarlı dağı ve çevresindeki yüksek arazilerdir. İkincisi İpsala Taşkın Ovası ve Enez civarında oluşmuş Delta Ovasından kurulu, çukur arazilerdir. Bu araştırmaya konu olan ova toprakları: Meriç nehrinin eski menderes yataklarında, kil tıkaçlarında ve flüviyal sekiler ile çevresinde yer alan değişik tekstürden kurulu Piosen ve Oligosen çökellerinin aşağıya taşınan materyalleri üzerinde bulunmaktadır. Bu materyalin altında Miosen Transgresyonunda gelen marin kökenli çökeller yer alır. Gala gölü civarındada arazi gözlemlerimiz sırasında, kavkılı materyallere rastlanmıştır. Bu nedenle topraklar bir örnek yapı göstermemektedir.

Topraksu Genel Müdürlüğünün çalışmalarında yöre toprakları çalışma alnımızda yetersiz veya fena drenajlı; ince veya orta bünyeli; tuzlu veya tuzlu alkali Alüvyal topraklar ile karışık bünyeli, tuzlu-alkali Hidromorfik Alüvyal topraklar olarak sınıflanmıştır. Çevresindeki Yüksek arazilerde ise; doğuda Kireçsiz Kahverengi ve Grumusol Büyük Toprak Grupları ile güneyde Kireçsiz Kahverengi Orman Büyük Toprak Grubu yer almaktadır ( 8 , 9 ).
İpsalada yıllık ortalama sıcaklık 140C; nisbi nem %76; yağış miktarı 627.3 mm ve 50 cm derinliğe kadar toprak sıcaklığı 15.7 0C’dır ( 1 ).

MATERYAL ve YÖNTEM

Toprak örnekleri yazın toprağın kurak olduğu dönem ile Mart ayı başında, ilk bahar döneminin başlangıcı olmak üzere iki farklı mevsimde, genellikle çeltik ekimi alanlarından, toprak yüzeyinde bulunan tuz konsantrasyonunuda belirlemek amacıyla alınmıştır. Birinci toprak örnekleri 1985 yılının Temmuz sonu ve Ağustos başında; susuzluk nedeniyle, çeltik tavalarına su verilmeyerek toprağın kurak olduğu ve kapilerite ile tuzun üst toprakta çokca toplandığı dönemde alınmıştır. İkinci toprak örnekleri 1987 yılının Mart ayında, bir yıl öncesine göre çeltik tavalarından sulama suyunun akıtıldığı dönem sonrasında, toprağın kış yağmurlarınıda aldığı; fakat buharlaşmanın başlamadığı mevsimde alınmıştır. Toprak örneklerinin alındığı yerler ve örnek alınma dönemi, Harita.1’de gösterilmiştir. “B” harfi Mart-1987 yılı örneklemeyi; “Y” harfide Ağustos-1985 yılı örneklemeyi temsil etmektedir.

Toprak örneklerinde, tane büyüklüğü dağılımı (tekstür), hidrometre yöntemiyle (7); elektiriksel geçirgenlik ve % tuz belirlenmesi; WTW otomatik kondaktivite ve tuz ölçer ile suyla doygunluk, bor, katyon değişim kapasitesi analizleri, Richard’ın belirlediği esaslara göre (6); toprak reaksiyonu, 1 / 2.5 toprak su süspansiyonunda (4); CaCo3, Scheibler kalsimetresi yardımiyle (3) yapılmıştır.


BULGULAR ve TARTIŞMA

İpsala’dan Gala Gölüne açılan drenaj kanalının batısında , karpuzlu köyü servis yolu köprüsünden yaklaşık 1 km güneyde yer alan bir mera arazisine ait toprak profili izahatı aşağıda verilmiştir. Bu profile ait bazı fiziksel ve kimyasal analiz sonuçları, Çizelge.1’de sunulmuştur. Bu sonuçlara göre horizonların her biri farklı tekstürlere sahiptir. Kireç kapsamları %1.5’ün altındadır. 1 / 2.5 toprak-su süspansiyonlarındaki toprak reaksiyonları, alkalilik sınırının altındadır. A, horizonundan itibaren, VC horizonuna kadar tuzluluk artış göstererek çok tuzlu sınırına ulaşmaktadır. %21.8 kil içeriği olan, VIC horizonunda ise tuzlulukta düşme görülmektedir (Çizelge.1).

PROFİL 1 (Y1):

A 1 0-16 cm. Kahverengimsi siyah ile koyu grimsi sarı arasında (2.5Y 3.5/2 ıslak), koyu grimsi sarı (2.5 Y 4.5/2, kuru), siltli killi tın; zayıf, küçük, granüler ve zayıf küçük, yarı köşeli blok karışık; plastik, az yapışkan; orta makro ve mezo porlar; seyreltik HCl çözeltisi ile köpürme çok az; orta, ince kökler, kesin ve düz sınır.

II A 16-30 cm. Koyu grimsi sarı (2.5 Y 4/2, ıslak), grimsi sarı (2.5 Y 6/2, kuru), kil; zayıf, küçük ve orta iri, yarı köşeli blok; çok plastik, yapışkan; az makro ve orta mezo porlar; seyreltik HCl çözeltisi ile köpürme çok az, az ince kökler; kesin ve hafif dalgalı sınır.

III A 30-48 cm. Kahverengimsi siyah (2.5 Y 3/2, ıslak), grimsi sarı (2.5 Y 6/2, kuru), kil tın; orta, orta iri, yarı köşeli blok; çok plastik, yapışkan; orta makro ve orta mezo porlar; seyreltik HCl çözeltisi ile köpürme çok az; az, ince kökler; kesin ve hafif dalgalı sınır.

IV C 48-62 cm. Sarımsı gri (2.5 Y 5/1, ıslak), sarımsı gri ile grimsi sarı arasında ( 2.5 Y 6/1.5, kuru), kil; masif; plastik, az yapışkan; az makro ve orta mezo porlar; seyreltik HCl çözeltisi ile köpürme çok az; çok az, ince kökler; belirli ve düz sınır.

V C 62-76 cm. Koyu grimsi sarı (2.5 Y 4/2, ıslak), sarımsı gri (2.5 Y 6/2, kuru), kil tın; masif; plastik; çok yapışkan; az makro ve orta mezo porlar; seyreltik HCl çözeltisi ile köpürme çok az; çok az, ince kökler; kesin ve dalgalı sınır.

VI C 76-108 cm. Sarımsı gri (2.5 Y 5/1, ıslak), sarımsı gri (2.5 Y 6/1, kuru), tın; teksel görünümlü, zayıf masif; plastik, az yapışkan; orta makro ve orta mezo porlar; seyreltik HCl çözeltisi ile köpürme az.

1986-Yazında alınan toprak örnekleri sonuçlarına göre, drenaj kanalının doğusundaki Y2, Y3 ve Y5 yüzey örneklerinin tuzluluk ve alkalilik sorunu belirlenmemiştir. Pliosen çökellerden de etkilenen bu topraklar çok az kireçlidir ve ana tekstür sınıfları tındır. Sığırcı gölü tabanından alınan toprak örneği (Y6), kumlu tın bünyeye sahiptirve hafif tuzdan etkilenmiştir. Aynı gölün kuzey doğusundan alınan toprak örneğinde (Y7) tekstür sınıfı kildir, ve bölgenin en fazla tuz (%3.456) kapsamına sahiptir. Ovanın güneyindeki toprakların ( Y8, Y9, Y10, Y11, Y12 ve Y13) hepsi tuzdan yüksek düzeyde etkilenmişlerdir ve hakim tekstür sınıfları kildir. Kireç kapsamları yaklaşık %1 ile %12 arası değişmektedir(Çizelge.2).
Mart- 1987 yılında ovanın kuzeyinden alınan örneklerde (B1, B2, B3, B4/1, B4/2 ve B5) tuzluluk ve alkalilik sorunu yoktur. Kireç kapsamları %3,19’ın altındadır ve tekstürleri kil tın ile kil arasında değişmektedir. B6 no’lu toprakların bulunduğu bölgede 48 cm’den sonra alkalilik sorunu mevcuttur. Aynı durum B7 no’lu bölgede 45 cm’den sonra tuzlu-alkalilik olarak ortaya çıkmaktadır. B7 noktasında 1.5 Km kuzey ile yaklaşık 800 m. Güney sınırları arasında yer alan araziler, vertik özellik gösteren, ağır killi topraklara sahiptir. B9 ve B12 bölgesindeki arazilerdede tuzluluk sorunu mevcuttur. B10 ve B11 ‘deki toprak örneklerinde tekstür killi- tın olup, üst toprakta şimdilik bir sorun belirlenmemekle beraber; B11’de 0-5 cm’den alınan toprak örneğinde kapilerite ile yüzeye kadar çıkarak biriken, %0.698 düzeyinde yüksek oranda tuz belirlenmiştir. Bütün örneklerdeki bor kapsamları, müsamaha edilebilir limitlerin altında bulunmuştur.

Ovanın kuzeyinde tuzsuz veya az tuzlu topraklar yer alırken; genellikle profil içindeki tuz oranları daha yüksektir. Bu yöredeki topraklar, ovanın ortasında ve güneyinde yer alan arazilere oranla daha hafif bünyeye sahiptir. Sığırcı Gölünün güneyinde yer alan Pamuklu ve Katrancı Gölleri ile Talmata bölgesinde tuzluluk sorunu çok fazladır. Aynı sorun Gala Gölününkuzeyinde yer alan arazilerdede ağırlıklı yer almaktadır. B6, B7 ve B8 no’lu topraklarda, alkalilik sorunu mevcuttur.

Özellikle ovanın güneyinde taban suyu seviyesi yüksektir. Genel eğim çok az olup, %0.01-0.02 arasındadır. Ovanın ortalama kotu, taban suyunun arzu edilen düzeyde boşaltılması amacıyla drenaj çukurlarının bir ağ sistemiyle örülmesine uygun değildir. Bu amaçla derin pompaj sisteminin de kurulması gereklidir. Ovada hakim olarak yapılan çeltik tarımı sırasında tavaların kesik sulanması, üst toprakta biriken tuzların ortamdan kısmen uzaklaşmasına neden olmaktadır. Aksi durumda daha fazla tuzun toplanacağı ortam oluşacaktır. Yörenin çoraklık ve drenaj sorununa kesin çözüm arayabilmek için, ovanın Ayrıntılı Toprak Haritasının yapılması gerekmektedir. Hisarlı dağı ve kuzeyinde yer alan Gala, Pamuklu ve Katrancı Gölleri çevresi, ovadan drene olan suyun bir kısmı ile devamlı doğal göl konumu sağlanarak, av turizmi açısından da değerlendirilebilecek boyutta, Milli Park olarak düşünülmelidir.



KAYNAKLAR

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. 1974. Ortalama ve Ekstrem Kıymetler Meteoroloji Bülteni. Başbakanlık Basımevi, Ankara.
Göçmen, K. 1977. Aşağı Meriç Vadisi Taşkın Ovası ve Deltasının Alüviyal Jeomorfolojisi. İstanbul Üniversitesi Yayını: 1/999. Coğrafya Enstitüsü Yayını: 80, İstanbul
Hızalan, E., ve Ünal, H. 1966. Topraklarda Önemli Kimyasal Analizler. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları. 278b, Yardımcı Ders Kitabı 97. Ankara.
Jackson, M.L. 1958. Soil Chemical Analysis. Prentice Hall Inc. Englewood Cliffs, N.J., USA
Kün, E. 1978. Sıcak İklim Tahılları. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları. 680, Ders Kitabı 209. Ankara.
Richards, L.A. 1954. Diagnosis and improvement of Saline and Alkali Soils. U.S.D.A. Handbook No. 60.
Soil Survey Staff, 1963. Soil Survey Laboratory Methods and Procedures For Collecting Soil Samples. Soil Survey Investigation Report No.1 U.S.D.A. Washington.
Topraksu Genel Müdürlüğü. Tarihsiz. Meriç Havzası Toprakları. Köy İşleri Bakanlığı Yayınları 122, Raporlar Serisi 6, Ankara
Topraksu Genel Müdürlüğü 1970. Edirne İli Toprak Kaynağı Envanter Haritası. Genel Müdürlük Yayınları 219, Bakanlık Yayınları 124, Raporlar Serisi 7, Ankara.

Hiç yorum yok: