29 Mayıs 2019 Çarşamba

Atatürk'ün tarım politikası / Mustafa Kaymakçı

Atatürk'ün tarım politikası / Mustafa Kaymakçı

Kaynak: Mustafa Kaymakçı / 19.05.2019 / Odatv.com
Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlattığı Kurtuluş Savaşı, salt emperyalizme karşımücadelenin başlangıcı değildi, aynı zamanda yeni bir sistemin kuruluşunun da başlangıcıydı.
Yeni sistem,kulluk yerine yurttaşlık temelli bir Cumhuriyet olacaktır.
Bu Cumhuriyetin İdeolojisi de: ”Ulus Devlet ve Tam Bağımsız Ulusçuluk ya da Milliyetçilik, Devletçilik ve Halkçılık Temelinde Planlı Karma ekonomi, Tarım-Sanayi Dengesinin Kurulduğu Sanayileşme, Türkiye Çıkarlarına Yönelik Dış Politika ve Tarımın Korunması” şeklinde özetlenecektir.Bu amaçla tarım, en önemli sektörlerden birisi olarak gündeme alınacaktır.
Dilerseniz, Cumhuriyet’in ilk yıllarında tarımın genel görünümü’ne bakalım?
- Nüfus: 13.6 milyon ve kırsal kesim nüfusu: 10.3 milyon.
- Nüfusumuzun yarısı hasta, üç milyon insan trahomlu.
- Halkın ancak %7’si okur-yazar, köylü eğitimsiz, üniversite sayısı bir.
- Kadın- erkek eşitliği söz konusu bile değil.
- Toprak dağılımı adaletsiz: Ailelerin % 5’i toprakların % 65’ine sahip
- Tarım teknikleri son derece geri, teknik eleman sayısı çok az. Gübre kullanımı ve zararlılarla mücadele neredeyse yok. Nadas egemen, ekim elle yapıyor.
- Tarımsal üretim, halkı besleyemez durumda.
- Sanayi ürünleri dışarıdan alınıyor, ülke Avrupa’nın açık pazarı olmuş
Özetle nüfusun ağırlığı kırda yaşıyor, ancak ülke karnını doyuramıyordu.
ATATÜRKÇÜ TARIM POLİTİKASININ İLKELERİ NEYDİ
Atatürkçü tarım politikasının ilkeleri, öncelikle un, şeker ve bez gibi üç beyaz ihtiyacın karşılanması, üreticinin hakkını korumak, emeğin karşılığını vermek için;
- Çiftçiyi toprak sahibi yapmak, çiftçinin örgütlenmesine ve kooperatifleşmesine yol göstermek,
- Çiftçiyi eğitmek, örnek ziraat işletmeleri kurmak,
- Araştırma istasyonları ve enstitüleri açarak tohumluk ve damızlık üretmek,
- Tarımda devlet desteğinin yasalarla güvence altına almak,
- Tarıma yeni teknolojileri götürmek, bol, kaliteli ve düşük maliyetli üretim yapmak “
şeklinde sıralanabilir.
Bu ilkelerinin hayata geçirilmesi için; çiftçilerin topraklaştırılması, örgütlenmesi ve kooperatifleşmesi, tarımsal eğitim çalışmaları, tarımsal ARGE ve tarımsal desteklemeler gibi tarıma yönelik uygulamalar ve eylemler gerçekleştirilecektir.
Bu bağlamda örgütlenme ve tarımsal desteklemeler konularının, günümüze de ışık tutması açısından irdelenmesi gerekiyor.
ATATÜRK, ÇİFTÇİLERİN ÖRGÜTLENMESİ VE KOOPERASTİFLEŞMESİ İÇİN NELER SÖYLEDİ
- “Ben de çiftçi olduğumdan biliyorum, makinesiz ziraat yapılmaz, el emeği güçtür, Birleşiniz. Böylece makine alınız (24 Ağustos, 1925 Kastamonu)
- "Mesela; Kooperatifler. Şurada burada halk ya da münevverlerin teşebbüsü ile fiili sahasına geçen kıymetli hasılalar görülmektedir. Hükümetimizin de bu gibi teşebbüsleri takviye etmesi lazımdır. Hükümeti Cumhuriyet bu lüzumu tabii idrak etmektedir” (27 Ocak 1931, İzmir Halk Fırkası Kongresi)
- CHP 3. Büyük Kongresi- 1931, “Çiftçimizi kredi ve istihsal kooperatifleri gibi iktisadi teşekküllere mazhar etmek ve teşekkülleri terakki ve tekamül ettirmek gayedir."
- CHP 4. Büyük Kongresi-1935, “Partimiz, kooperatifçiliği ana prensiplerinden sayar. Kredi kooperatifleri ile toprak ürünlerinin hakiki değerlerinden üretmelerini faydalandıracak olan satış kooperatiflerinin kurulmasına ve çoğaltılmasına önem vermekteyiz. Türkiye Tarım Bankası, tarım kooperatiflerinin ana bankasıdır.”
KOOPERATİFÇİLİK YASA VE DÜZENLEMELERİ İÇİN NELER YAPILDI
(1924) Zirai Birlikler Yasası, (1925) Tüketim kooperatifçiliğiyle ilgili yasal düzenleme, (1926) 856 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda kooperatiflerin diğer şirketler arasında yer almasına ilişkin bir değişiklik, (1929) Zirai Kredi Kooperatifleri Kanunu, (1935) 2834 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Kanunu ve 2836 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu” gibi yasalar çıkartıldı.
TARIMSAL DESTEKLEMELER DE NASIL GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- Tarımsal girdiler olanaklar ölçüsünde parasız dağıtıldı.
- Tohumluk dışalımında söz konusu olan gümrük vergileri kaldırıldı.
- 1926’da çıkartılan 852 sayılı yasa ile traktör kullanan çiftçilere mali ve teknik destekler gerçekleştirildi.
- Öşür (aşar) vergisi 1925 yılında kaldırıldı.
- Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ni de etkin bir şekilde devreye sokuldu.
Bütün bu uygulamalar sonucu; 1923–1929 yıllarında Tarımda Yıllık Büyüme Hızı yüzde 8.9 olarak gerçekleştirildi(Milli Gelir Büyüme Hızı yüzde 8.6 idi).
Dünya’da ekonomide büyük bunalımın yaşandığı 1930-1939 yıllarında bile, Tarımda Yıllık Büyüme Hızı yüzde 5.1 idi.
SONSÖZ YERİNE...
Kimi düşünce sistemleri vardır. Dönemseldir, hayata geçirilir, tamamlanır ve yerine yenileri aranır.
Kimi düşünce sistemleri vardır.Ulusal olduğu kadar evrenseldir. Örneğin emek-sermaye çelişkisi ideolojisi gibi. Mustafa Kemal Düşünce Sistemi de bunlardan biridir. Emperyalizme karşı bir direniştir ve bütün mazlum uluslara örnek olmuştur. Emperyalizm, günümüzde de değişik kılıklarla sürdürülmüyor mu?
Atatürk’ün tarımda politikaları da güncelliğini korumuyor mu?
Sözgelişi, tarımda kooperatifleşme ve desteklemeler yeterli mi? Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde toprak dağılımında dengesizlik devam etmiyor mu? Türkiye, yeniden neredeyse üç beyazda, tarımda bağımsızlığını kayıp etmedi mi?
Sonuçta Atatürkçü Düşünce Sistemi’nde yer alan tarım politikaları, bize günümüzde de yol gösteriyor.
Bunun aksini söylemek olası mı?
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
Kaynak: Mustafa Kaymakçı / 19.05.2019 / Odatv.com

16 Şubat 2019 Cumartesi

Atatürk'ten Çiçek dersi ve Azınlıklar Meselesi

Atatürk'ten Çiçek dersi ve Azınlıklar Meselesi

İşte Atatürk'ün azınlıklar meselesindeki tavrı:


Yavuz Donat'ın aktardığı bir anı, Atatürk'ün azılıklar meselesine yaklaşımıyla ilgili, bugün de çalışmamız gereken bir ders niteliği taşıyor.. İşte o yazı... 

** * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

"Ne Mutlu Türküm Diyene"

Başbakan İnönü saat 18.00 sularında Florya Köşkü'nde Atatürk'ü ziyaret etmiş:
- Hayırdır İsmet... Habersiz geldin.
- Paşam, azınlıklar meselesi... Konuyu Meclis'e getireceğiz... Ne diyorsunuz?
- İsmet bugün geç oldu... Yarın sabah erkenden gel, konuşalım.
İnönü çıkınca Atatürk "bütün görevlileri" toplamış:
- Sadece laleler kalsın... Bahçedeki diğer bütün çiçekleri sökün, atın... Derhal.
İsmet Paşa sabah gelmiş, bahçenin "halini" görmüş ve "görevlilere" sormuş:
- Ne oldu böyle?
- Gazi Paşa Hazretleri emrettiler, söktük.
Başbakan İnönü, Cumhurbaşkanı Atatürk'ün odasına girmiş:
- Paşam, bahçenin durumu nedir?
- Azınlıkları söküp attım İsmet.
İnönü "anladım" dercesine başını öne eğmiş:
Atatürk:
- İsmet, ben "Ne Mutlu Türküm Diyene"
sözünü boş yere söylemedim... Kendini Türk hisseden herkes bu vatanın öz evladı... Ben hayatta olduğum sürece bu böyle bilinsin... Ve sakın azınlıklar ile ilgili bir kanun çıkarılmasın.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 

"Bunları" dün bize Ateş Ünal Erzen anlattı. "İnan Kıraç'tan dinledim" dedi. Belediye Başkanı Erzen, Ermenilerin "Sevgi Sofrası" adını verdiği kutlamalarda bu "olayı" anlatmış. Dinleyenler ağlamaya başlamışlar.
Ateş Ünal Erzen gittikten sonra İnan Kıraç'la konuştuk. "Evet, doğru" dedi.


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

İnan Kıraç'ın babası Ali Numan Kıraç "Atatürk'ün 6 yıl Amerika'da okuttuğu, Türkiye'nin ilk ziraat mühendisi." Atatürk onu "Atatürk Orman Çiftliği'ne müdür yapmış." "Anlattığımız olay", İnan Kıraç'ın bizzat babasından dinlediği bir olay.


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Büyük Atatürk'ün "verdiği dersi" bugün hâlâ anlayamayanların olması ne kadar acı.
Neyse "vesile" oldu, İnan Kıraç'la "Atatürk'ü ve babası Ali Numan Kıraç'ı" saygıyla andık.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *


11 Kasım 2018 Pazar

ZİRAAT MARŞI - Güfte: Behçet Kemal ÇAĞLAR - Beste: Ahmet Adnan SAYGUN

ZİRAAT MARŞI
"Köy ve Ziraat kalkınma işi, köylü ve çiftçi ile elele başarılması gereken büyük milli iştir. Bu davayı ve bu azmi yaymak için Atatürkün muhtelif tarihlerdeki vecizeleri bir araya getirilerek güfte ve bestesinin tespiti işi, Behçet Kemal Çağlar ve A. Adnan Sayğın'dan rica edilmiş ve her ikisi, ilk defa Cumhuriyetin 15 inci yılında Ankarada Atatürkün heykeli Önünde Yüksek Ziraat Enstitüleri talebeleri tarafından söylenen ve bilâhare Ziraat Vekâleti adına Radyoda yapılan konuş malar sonunda da tekrar edilmiş bulunan besteyi ve metni vücude getirerek bunu, Türk köylüsü adına ithaf etmişlerdir."
* * * * * * * * * * * * * * * * * ** * * * * * * * * * * * * * * * 
Güfte: Behçet Kemal ÇAĞLAR
Beste: Ahmet Adnan SAYGUN

Sürer, eker, biçeriz, güvenip ötesine
Milletin her kazancı, milletin kesesine,
Toplandık has çiftçinin Atatürk'ün sesine,
Toprakla savaş içini ziraat cephesine.
Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz,
Biz yurdun öz sahibi, efendisi köylüyüz.
İnsanı insan eden, ilkin bu soy, bu toprak.
En yeni aletlerle en içten çalışarak,
Türk için yine yakın dünyaya örnek olmak,
Kafa dinç, el nasırh, gönül rahat, alnı ak.
Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.
Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.
Kuracağız öz yurtta, dirliği düzenliği.
Yıkıyor engelleri, ulus egemenliği
Görsün köyler bolluğu, rahatlığı, şenliği.
Bizimdir o yenilmek bilmeyen Türk benliği.

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.
Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 
Kaynak: TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI

http://www.zmo.org.tr/odamiz/tanitim.php



7 Kasım 2018 Çarşamba

CUMHURBAŞKANI ADAYLARINA ÇİFTÇİ SORULARI - Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı


CUMHURBAŞKANI ADAYLARINA ÇİFTÇİ SORULARI

Konuk yazar : Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı
mustafa.kaymakci68@gmail.com


Cumhurbaşkanı Adaylarına Ekonomi-Politik Sorular” adlı yazımda; Cumhurbaşkanı adaylarına“İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki dengesizlik gibi sorunlarımız hangi “ekonomi-politikalar “dan kaynaklanıyor ve Siz,anılan sıkıntıları hangi ekonomi-politikalarla aşacaksınız?” gibi sorular sorulması gerektiğini belirtmiştim.
İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki dengesizlik gibi sorunlarla birlikte ortaya çıkan gıda maddelerine pahalıya erişim de en güncel sorunlarımızın başında geliyor.
Nedeni şu; çiftçi para kazanamıyor, kazanamadığı için tarımsal üretiminde önemli düşüşler yaşanıyor.
Tarımda Manzara-i Umumiye Ne?
Son 10 yıl içinde tarım yapılmakta olan alanlarda 2.6 milyon ha’lık azalma olmuş. Bir başka deyişle toplam tarım topraklarının %10’dan fazlası ekilememiş. Üretici sayısı da  %23 azalmış ve üretim düşmüş.
Çare olarak tarımsal ithalat patlama yapmış durumda. Türkiye, son 14 yılda 18 milyar dolarlık tahıl, 17 milyar dolarlık pamuk lifi, 37 milyar dolarlık yağlı tohum ve türevleri ve  3.5 miyar doları geçen bakliyat ithal edilmiş. İthalat yapılan ülke sayısı 126‘ya ulaşmış.
Hayvan sayısında da hem miktar hem de nüfus başına önemli azalma olmuş. Türkiye kırmızı et ithalatında sürekli bağımlı ülke durumuna gelmiş.
Bir başka olumsuzluk, tarım deseninin değiştirilmesinde gözlemleniyor. Kimi çiftçiler tarım desenini değiştirmek zorunda kalmışlar.
Dolaysıyla bizi doyuran ve giydiren tarım sektörü giderek en önemli ve en sorunlu sektör olmuş.
Bu bağlamda “Cumhurbaşkanı Adaylarına Çiftçi Soruları” yaşamsal bir öneme sahip. Belki de bir beka sorunu.
Cumhurbaşkanı Adaylarına Çiftçi Soruları
  • Tarımsal desteklemeler, Tarım Yasası’nın temel ölçütleri düzeyinde gerçekleştirilecek mi? Tarım Yasası’nın bu hükmü neden uygulanmıyor?
  • Çiftçilerin borçlanması, neden özel bankalara yönlendirildi? Ziraat Bankası ya da Tarım Kredi Kooperatifleri işlevlerini neden yitirdi?
  • Tarımsal girdilerden alınan KDV ile Özel Tüketim Vergisi ne zaman düşürülecek?
  • Tarımsal amaçlı kooperatifleri güçlendirici yasalar ne zaman çıkarılacak? Üreticiler neden sanayici ol(a)muyorlar?
  • Kooperatifler, ürünlerini aracısız olarak pazarlayamazlar mı? Bu konuda kooperatiflere gerekli olanaklar niçin sağlan(a)mıyor?
  • Kırsal kesimde örgüt fazlalığı hatta örgüt kirliliği ne zaman sonlanacak? Kurulan örgütlerin işlevleri neden karıştırıldı?
  • Tarım topraklarının yabancı ya da yabancı denetimli bankalar tarafından alınmasını engelleyici yasalara gereksinme duyuyor musunuz? Bu konuda bir sınırlama getirilecek mi?
  • Topraksız ve az topraklı köylüler için örgütlenme temelinde toprak reformukonusu gündeminizde var mı?
  • Türkiye lider durumda olduğu fındık, üzüm, kayısı gibi ürünlerde uluslararası borsaları neden kuramıyor?
  • Çiftçilere tohum ve damızlık üreten devlet tarım işletmeleri neden satılıyor? Bunların korunarak geliştirilmeleri olası değil mi?
  • Tohumculuk Yasası, Şeker Yasası, Tütün Yasası gibi üretici ve tüketicilerin aleyhine olan yasaları değiştirmek istiyor musunuz?
  • Mazot, gübre, yem gibi girdi fiyatları Batı ülkelerine göre neden kat kat fazla? Girdi fiyatları artarken çiftçi eline geçen ürün fiyatları neden düşüyor?
  • Özelleştirilen Tarımsal Kitler hakkında neler düşünüyorsunuz?
Bu soruların kimilerini yanıtlayanlar var.
Ancak sorunun temel çözümü, salt girdi fiyatlarının düşürülmesinden geçmiyor.
Konuyu bütün olarak ele almak gerekiyor.

Çiftçiler aldıkları yanıtlara göre oylarını yönlendirsinler derim.
Kaynak: http://ahmetsaltik.net/tag/prof-dr-mustafa-kaymakci/
================================================

Değerli dostumuz, Ege Üniv. Ziraat Fak. öğretim üyesi (E) Sayın Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı‘ya önemli yazısı ve paylaşımı için teşekkür borçluyuz.
O’nun emekliliği salt biçimsel ve yasa gereği..
Aynı hız ve üretkenlikle ülkemize – bilime katkı vermeyi sürdürüyor..

O, bir Cumhuriyet Türkiye’si aydını..
Sevgi ve saygı ile.
17 Haziran 2018, Ankara

Dr. Ahmet SALTIK
Halk Sağlığı – Toplum Hekimliği Uzmanı, AÜTF Halk Sağlığı AbD
Mülkiyeliler Birliği Üyesi
profsaltik@gmail.com - www.ahmetsaltik.net


3 Kasım 2015 Salı

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN TARIMSAL DURUMUMUZA İLİŞKİN SÖYLEMLERİNDEN - 4


Bir defa memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır. Bundan daha önemli olanı ise bir çiftçi ailesini geçindirebilecek toprağın, hiç bir sebep ve surette bölünemez bir mahiyet alması, büyük çifçi ve çiftlik sahiplerinin işletebilecekleri arazi genişliği, arazinin bulunduğu memleket bölgesinin nüfus kesafetine ve toprak verim derecesine göre sınıflamak lazımdır” ( 1 Kasım 1937, TBMM Açış Konuşması).

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN TARIMSAL DURUMUMUZA İLİŞKİN SÖYLEMLERİNDEN - 3



MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN TARIMSAL DURUMUMUZA İLİŞKİN SÖYLEMLERİNDEN - 3


Toprak kanunu'nun bir neticeye varmasını Kamutay'ın yüksek hizmetlerinden beklerim. Her Türk çiftçisi ailesinin, geçinebileceği ve çalışabileceği toprağa malik olması, behemehal lazımdır. Vatanın sağlam temeli ve iman bu esastadır” ( 1 Kasım 1936, TBMM Açış Konuşması). 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN TARIMSAL DURUMUMUZA İLİŞKİN SÖYLEMLERİNDEN - 2



MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN TARIMSAL DURUMUMUZA İLİŞKİN SÖYLEMLERİNDEN - 2

Çiftçiye arazi vermek de hükümetin mütemadiyen takip etmesi lazım gelen bir keyfiyettir. Çalışan Türk köylüsüne işleyebileceği kadar toprak temin etmek, memleketin istihsalatını zenginleştirecek başlıca çarelerdendir”


(1 Kasım 1929, TBMM Açılış Konuşması).